[...]
Devlet, artık kendini Monarşi değil, Cumhuriyet olarak adlandıracaktır; ama yine de Devlet – yani, o büyük, iflah olmaz ve korkunç çocuğu, halkı, gözetlemek ve yönetmek üzere becerikli küçük bir insan grubu tarafından, gerçek deha ve yetenek sahibi insanlar tarafından, resmen ve düzenli bir biçimde oluşturulmuş bir vesayet rejimi – devletliğini yapacaktır. Okulun profesörleri ve Devletin yetkilileri, kendilerini Cumhuriyetçiler olarak adlandıracaklardır; ama bunlar yine vasiler, çobanlar olmaya devam edeceklerdir; ve halk, ezelden beri ne idiyse o olarak, yani sürü olarak, kalacaktır. Bu arada koyun kırkıcılara da dikkat etmek gerekecektir; çünkü nerede bir sürü varsa, orada mecburen, görevleri o sürüyü kırkmak ve boğazlamak olan çobanlar da olacaktır.